Salı, Ekim 30, 2007

Günebakan



Hüznümün yüzü yaradana,
Günebakanın yüzü sevdasına dönük.
Duygular paramparça bölük pörçük,
Kaybettik güneşimizi ruhumuzun rengi soluk.

Cumartesi, Eylül 15, 2007

Keçe Sanatı


Ramazan'ın ilk günü takı malzemeleri satan bir mağazada keçeden yapılan objeleri görme fırsatı yakaladım. Hatta keçeden nasıl çiçek yapıldığı, ipek kumaşla nasıl kombine edildiği hakkında fikir sahibi oldum. Bu ufacık gösteri benim çok hoşuma gitti.

Ülkemin sanatlarından unutulmaya yüz tutmuş ve yabancılar tarafından tekrar gündeme getirilmiiş olan bu sanatı bir yabancıdan öğreneceğim hiç aklıma gelmezdi. Gösteriyi sunan bayan bu sanatı Tire'de öğrenmiş ve Hollandalılara öğretiyor! Keçe kuru ve ıslak olmak üzere iki şekilde çalışılıyor. Bize ıslak yöntemle yapılan çalışmalar gösterildi. Ben çok sevdim bu sanatı. Bu gösteri sayesinde biraz daha araştırma yapıp keçe deryasına daldım. Artık böcekler bana yaklaşmayacak!

Geçmişi Hunlar`a kadar uzanan keçe, o zamanlarda çadır yapımında kullanılırmış. Bizim ülkemizde ise çobanların kullandığı kepeneğin asıl amacı soğuk havadan korumak değilmiş! Yılan, akrep gibi zehirli hayvanlar keçe üzerinde yürümekten pek hoşlanmadıkları gibi kokusunu çok uzak mesafeden hissedip yaklaşmazlarmış. Keçenin bilmediğim bir özelliğini de öğrenmiş oldum araştırmalar sayesinde.






İstenilen renklerde yün elle koparılıp yuvarlak şekilde naylon üzerine döşeniyor. Sabunlu ılık suyla ıslatılıyor. Üzerine tekrar naylon serilip yünlerin iyice pekişmesi için elle bastırılıyor. Yeşil renkte yün koparılıp çiçeğin sapı oluşturuluyor. Eller arada bir bizim zeytinyağlı sabunumuza sürülüyor.





Keşke video kameramı götürseymişim! Cep telefonu ile ancak bu kadar oldu. Telefonumun hafızası da doluymuş. Bir taraftan bayanı izlemeye, bir taraftan hafızayı boşaltıp çekim yapmaya çalıştım. Ancak bu kadar görüntü alabildim. Oradan ayrılırken; son izleyici olmanın verdiği bir şans olsa sanırım, yapılan çiçeklerden birini hediye olarak almak beni çocuklar kadar mutlu etti.

Perşembe, Mayıs 31, 2007

Moniq`in Çantası



Moniq´in işlediği harika çantalardan biri. Tamamen kendisi dikip işledi.

Kırkyama Yastık


Nel'in tamamen el ile diktiği kırkyama kırlent/yastık.

Pazartesi, Mart 26, 2007

Sevgi Şenol'un kitabından örnekler

Balıkesir yöresine ait oyalardan "çetlemik oya" çitlembik de denilen ahşap malzeme ile yapılmış.





Pazartesi, Şubat 19, 2007

Denemeler

Stilleven
Aşağıdaki çalışmanın renklendirilmiş hali.

Karakalem

06-06-2006 tarihinde yapmış olduğum karakelem çalışmam.

Pazar, Ocak 28, 2007

Kırkyama


Bayan Nel ile belediyenin desteği ile başlatılan bir projede birlikte çalışmıştık. Orada Nel'in takılarını görüp hayran kalmıştım. Nel akşamları kadınların bir araya toplandıkları, hem sohbet edip hem de elişi çalışmaları yaptıkları klübün başkanlığını yapıyor. Birkaç kez ben de aralarına katılıp çalışmalarını yakından izleme fırsatı buldum. Benim takı yapmaya hevesim Nel sayesinde başlamıştı. Onun kadar asla olamam. Bir ara benim çalıştığım merkezde davetimi kırmadı ve beraber çalıştık. Takı kursundan sonra kırkyama kursu başlatmaya karar verdik. Birkaç kadınla başlamıştık ama yalnızca bir kadın çantayı tamamlayabildi. Çabuk sıkıldılar. İlk olarak çanta yapımı ile başlamaya karar verdik. Kırkayama için lazım olan bütün malzemeleri satın aldık. Eksik olan malzemeleri de Nel evinden getirdi. Onun öyle ilginç araç gereçleri vardıki şaşırmamak imkansız!



Bu ilginç parmak şapkası yorganlamada kullanılıyor. Gerçek deri ve lastikten oluşmuş.



Elle dikilmiş olan yukarıdaki çantayı model olarak kullandık...