Pazartesi, Temmuz 03, 2006

El nakışlarım

Benim işlediğim parçalardan ikisi. Diğerinin fotoğrafını çekmeyi unutmuşum. Aşağıdaki parçayı yarım haliyle görüyorsunuz. Tamamlanmış olanında ise dikkatlice bakılırsa bazı değişiklikler yaptım. Yaprağı işlerken sepet örgü olan yer için limon filesinin ipini kullandım. Bu yaprağa evdeki yeşil iplerimin rengi hiç uygun düşmüyordu ne yapayım!


Bitmemiş hali.


Tamamlanmış haliyle.



Bildiğim, bilmediğim, o anda aklıma gelen hangi teknik varsa kullandığım el işlemem. İlk önce deseni tasarladım ve kumaşa çizdim. Daha sonra kumaş boyası ile belirginleştirmek için renk renk boyadım. Üzerini uygun renkte iplerle sarma, düğüm, adını bilmediğim teknikler kullanarak işledim. Arkadaşlar çok beğendiler elimi (kızımın eli). Kenarlarını boncuklarla tamamladım. Türkiyemin sembolü olan lale desenini de işlemesem çatlardım.

Cuma, Haziran 30, 2006

Duvar Panosu



Dün şehrimiz kadınları tarafından bir araya gelerek işlediğimiz duvar panomuzun halka sunumu gerçekleşti. Bu projeye 45 kadar bayan iki ayrı mahalle evinde olmak üzere katıldı. Ben maalesef onlarla bu güzel ortamı paylaşma fırsatı yakalayamadım. Fakat evde işlememe izin verdiler ve ben de 3 parça ile katkıda bulundum. Panonun ortasında dikkatlice bakılırsa kocaman bir kök, filizlenmiş ağaç, güneş ve yağmur damlaları var. Kenarlarda ise bayanların kendi elleri ya da çocuklarının ellerinin kumaşa aktarımı görülüyor. Merkezden arkadaşlarla birlikte açılışa gittik ve onlardan benim işlediğim parçaları tahmin etmelerini istemiştim. Yalnızca bir kişi işlediğim el motifini ve bir kişi de orta kısımdan parçayı tahmin edebildi. Sizden de tahmin yürütmenizi istersem ne dersiniz! Biliyorum şimdi herkes tatilde ama, ben tatile çıkmadan önce biraz eğlenelim olmaz mı? Sevgili Serra'nın hisleri kuvvetlidir biliyorum. Serracım senin blogdan da esinlendiğim bir çalışma var!









Daha büyük görmek için fotoğrafların üzerlerine tıklayınız.

Salı, Haziran 20, 2006

Gerdanlık

Birkaç gün önce tirenle uzun bir yolculuğa çıktık. Yanıma boncuklar ve okumak için bir de kitap almıştım. Giderken aşağıdaki basit gerdanlığı yaptım (kendim için değil). Dönüşte kitap okurum sanmıştım ama yorgunluktan gözlerimi açamadım.

Perşembe, Haziran 15, 2006

Kolye






Takı kursumuz sezonu kapatmak üzere. Yukarıdaki kolyeyi artan boncuklardan tasarladım. Altın rengi çivilerimiz çok az kaldığı için gümüş rengini kullandım. Bana göre altın veya bronz renkte çiviler daha çok yakışırdı. Boncukların güzelliği pek belli olmamış, aslında hepsi de çok güzel.

Cuma, Şubat 10, 2006

Dantel

Serra'nın yıldızçiçeği dantelinden esinlenerek yaptığım dantel. Daha önce yuvarlak olanını yayınlamıştım.
Yakından görmek için tıklayınız.

Perşembe, Şubat 09, 2006

Oğlumun yaptıkları



Oğlum küsmesin! birazda onun yaptıklarını göstereyim. Aslında bir çoğunu atmışızdır. Düşünsenize birinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar yaptıklarını biriktirsek nereye sığdıracağız. Kökten temizlik günlerinde eline bir çöp torbası veriyorum ve istemediklerini atabilirsin diyorum. Bir keresinde benim için hiç anlam taşımayan bir kaç kağıt parçasını atmıştım ve oğlum çok üzülmüştü. O günden beri hiç bir şeyine dokunmuyorum. Ben de çok üzülmüştüm gözlerinden akan yaşları bir daha görmek istermiyim! Onun için kimbilir ne kadar anlamlıydı!

Yukarıdaki minik saksıyı yedinci sınıfta anneler gününde yapmıştı. Sekizinci sınıfta bir haftalık kampta mum yapımını öğrenmişler. Mumu kendisi yaptığı için odasına koydu çok değerli! Buradaki çocuklar ilkokulda mutlaka çiftliklere götürülür peynir yapımını seyrederler ve kendi peynirlerini yaparlar. Bir de mum yapmadan olmaz!


Bu da hazırlık sınıfında yaptığı fotoğraf ya da not sıkıştırmak için yaptığı alet.



Bunlarda yine ilkokulda yaptıkları el işleri.



Bu evi kızım hazırlık sınıfındayken el işi labaratuvarında önceden planını çizip kesip biçmiş, sıva boya badanasını yapmış. Duvarlarda çatlaklar oluşmaya başladı, o da mimar olamayacağını anlamıştı o zaman zaten! İç mekan düzenlerken zorlanmıştı biraz!

Kızımın batik çalışmaları



Kızımın ilkokulda yaptığı diğer batik örnekleri. Bir önceki "mumlu batik, 25 ocak" girişinde yapılışı için link vermiştim. Orada diğer batik çeşitlerini görmeniz de mümkün.
Çerçeve camının parlamaması için camı çıkarıp fotoğraf çektim. Kızım alttaki batiği beğenmemiş ama ben renklerini çok beğendim ve çerçeveleyip duvara astım. Alttaki güneşten solmuştu ben de kumaşın tersini çevirdim. İki tarafı da aynı nasıl olsa!

Kendi eli ve hayal dünyası... Sağ alt köşedeki beyazlık parafinin fazla damlatılmasından oluşmuş kaza dünyası! Sanki fezayı resmetmiş! Eliyle diğer gezegenlere dokunmak ister gibi...

Pazartesi, Şubat 06, 2006

Tablolar






































Kadın ve Çocuk Merkezinde birlikte çalıştığım Tereza'nın beğendiğim iki tablosu.

Çarşamba, Şubat 01, 2006

Sizin için



Yorumlarınız ve desteğinizden dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Duygularımı kelimelerle ifade etmem imkansız. Olayın etkisinden kurtulmak için size bir kaç gün önce; hatta hastayken yaptığım aksesuarı sunmak istedim. Doğal kurutulmuş malzemeler (potpourri)
ve yine doğal malzemelerden yapılmış hazır çiçekler kullandım.

Dikdörtgen plastik kutu, kıyıp atamadığım tuz+biberliğin kutusu. Bunun gibi atamadığım hatta yıllarca sıra bekleyen kutular vardı, çoğunu dayanamayıp attım.



Nasıl yaptığımı öğrenmek isteyenler için kısaca anlatayım. Plastik kutunun yarısını lavanta kokulu potpori ile doldurdum. Yatay olarak tutup potporinin üzerine çiçekleri yerleştirebilmek için biraz boşluk bıraktım. Çiçekleri teker teker düzgünce yerleştirip kalan boşlukları yine potbori ile doldurdum. Kutunun tamamını bu şekilde elimle düzelterek yerleştirdim ve kapağını kapatttım. Çiçeklerin yerleşim düzeni zevkinize kalmış. Yanyana geldiklerinde birbirini boğmaması ve orantılı olmasına dikkat edilmeli. İşte bu kadar basit. Sıkıldığınızda düzeni istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Çünkü yapıştırma veya sabitleme işlemi yapmadık. Kurdele yerine daha şık birşeyler düşünebilirsiniz. Daha önce belirttiğim gibi hasta olduğum bir zamanda yaptım ve üzerinde fazla düşünmedim. Kokunun daha fazla yayılması için kutunun üst kısmına ( zımba) perferator ile delikler açılabilir.

Çarşamba, Ocak 25, 2006

Havlu Kenarları






Sevgili Figen'e bizlerle havlu kenarı modellerini paylaştığı için teşekkür ederim.

Mumlu Batik

Kızımın ilkokulda yaptığı mumlu batik çalışması. Anlattığına göre pek kolay değilmiş. Ben nasıl yapıldığını internetten araştırdım ve aşağıya bir kısmını kopyaladım. Birkaç tane daha yapmıştı ama onların fotoğraflarını çektiğim zaman paylaşırım. Bu gibi el sanatlarını okul dışı aktivite olarak yapmışlardı.

(Tijantik) Mumlu Batik:

Kullanılacak malzemeler:Eritme kabı,kasnak,raptiye,fırça,balmumu,parafin,kumaş boyaları,boya kapları ve kumaşımız.Mumlu batikte ölçü şöyle olmalıdır.Toz boya kullanılıyorsa 1_2 çay kaşığı toz boya,yarım litre su.Fiksasyon için,bir litre suya iki çorba kaşığı beyaz sirke konur.Mum için 100gr. balmumu,100gr.parafin(kırma işlemi yapılacaksa 1/3 balmumu,2/3 parafin olmalıdır.Parafin arttıkça kırılma işlemi fazlalaşır.)

Uygulama için bakınız;

Salı, Ocak 24, 2006

Sohbet masası danteli

Münevver ablamın hoş tanımı ile uzun süredir kullandığım "sohbet masası" dantelim. İpim yetmediği için kenar yapmadım. (biraz da bahane... iyi ki ip bitmiş, yapmak isteseydim ne yapar eder ip bulur örerdim!)

Perşembe, Ocak 19, 2006

boyadıklarım



Geçen hafta boyadığım kavanozlardan biri. Akşam televizyon seyrederken boyadım. O anda aklıma estiği gibi...Simetrisiz, orantısız!



Kahve kavanozum. Sibel'in fincanından esinlendim herhalde, onun fincanı kadar güzel olmasa bile ben çok sevdim fincanımı ve etrafındaki kahve tanelerini!





Çaydanlığımı neredeyse onaltı senelik. Bir kaç kez ocakta unutup yakmışlığım var. Dış tabanında artık yana yana yeşilimsi morumsu bir renk oluşmuştu. Çaydanlığın diğer tarafları sağlam. Atmaya kıyamıyıp günlük kullanıyorum. Nasıl olsa gözden düştü diyerek çaydanlığı da boyadım. Biraz da bu haliyle kullanırım. Bunların hepsini iki akşamda boyayıp hepsini beraber fırınladım.

Cuma, Ocak 06, 2006

Paspas



Bir arkadaşımın ablası, içinde paspas yapmak için tüm malzemeler bulunan çantayı atmak istemiş. Arkadaşım da çantayı alıp bana getirdi. Ben de yaparım dedim ve aldım. Eve getirdiğimde 4 cm kadar yapılmıştı (ikinci sarı çizgiye kadar).. Çantanın İçinde kılavuz yoktu, biraz uğraştıktan sonra deneme yanılma yöntemi ile düğüm atma tekniğini çözdüm. Düğüm atmak için özel bir tığ var. Bu tığ olmazsa düğüm atılmaz. Paspas büyüdükçe kucağımda yapmak zorlaştı. Bana bir halı tezgahı lazımdı. Ben de çamaşırlığı tezgah olarak kullandım. Çok işime yaradı.


Yukarıdaki fotoğrafta tığ ipler ve paspasın üçte birinin dokunmuş halini görüyorsunuz. Modeller tarafımdan zevkime göre değiştirilmiştir.
(70cmx118)

Bu paspası 2005 te bitirmek için kendi kendime söz verdim ve 31 aralık'ta bitirdim. Çantanın içinde kenarları için bir çile ip ve iğne vardı ama ben daha kolay olacağını düşünerek kenarlarını tığ ile yaptım.

Düğüm tekniği:

  • Sol elimizle ipi sağ elimizle (sol elinizi kullanıyorsanız tersi) tığı tutuyoruz.
  • Filemiz çift sıralı karelerden oluşmuştur. Şekilde görüldüğü gibi birinci sıradaki file ipin altından (no1) tığımızı batırıp karenin ortasından çıkarıyoruz. Tığa kesilmiş ipi takıp sol elimizle ipin ucunu tutup tam ortalı olacak şekilde diğer ucunu tığla çekerek çıkarıyoruz.
  • Tığımızı karenin ortasına batırıp (no2) ipi tığın ucuna takıp karenin ortasından ucu çıkarıyoruz. Böylelikle ipin iki ucu da karenin ortasından çıkmış olup düzgün bir düğüm atmış oluyoruz.

Pazartesi, Ocak 02, 2006

Kırkyama kırk hatıra



Bu şekilde artan parçaları gelişigüzel birleştirme tekniğine "crazywork" diyorlar. Ben Türkiye'de ne dendiğini bilmiyorum. Çılgın tekniği ya da çılgın işi mi deniyor bilemiyorum. Çok güzel, bu işi ustaca yapan Serpil hanım belki adını biliyordur bu tekniğin.


Sevgili Zeynep abla sormadan ben yazayım. Makinada yapmış olduğum kırkyama yastıklar. Bu kırlentlerden üç tane oğlumun odasına yaptım. Aslında üzerlerine dikiş yerlerini daha güzel hale getirmek için çeşitli süslemeler düşünüyordum. Daha sonra vazgeçtim, yazık olurdu doğrusu bunların halini görseniz içler acısı, sürünüyorlar ordan oraya. Bir dahaki sefere el dikişi ile güzel bir kırlent yapacağım, şöööyle cicili bicili. Yorganlama falan da yaparım üstüne daha şık durur. Artan parçaları atmaya kıyamayıp rastgele birleştirdim, pek simetrik ve güzel değiller ama olsun. Özel bir kalıp kullanmadım tamamen o anda oluşan modellerdir. Bazı parçalar olduğu gibi yerleştirildi makas değmeden.

Kırkyamanın en sevdiğim yanı; her parçasının bir anıyı, sevdiğimiz bir insanı ya da kıyafeti aldığımız zaman dilimini hatırlatması, geçmişten izler taşıması. Kırkyamalar eskiden kullanılmış parçalardan yapılırdı, şimdi yeni kumaşlar kullanılıyor. Ben de yeni fakat artan kumaşlar kullandım, bizden izler taşıyorlar. Bakınca bana güzellikler hatırlatacak olan kumaştan bir albüm gibiler. Sayfa çevirmeye gerek yok, hep yanımda yanı başımda...unutmaya fırsat vermezler her an beraber yaşarım geçmişi ve o anı, iç içedir zaman. Hele güzel anılarsa hatırlananlar değmeyin keyfime...bakmaya doyamam renk renk, desen desen anılara...